
Lübnan’da mevcut ateşkes anlaşması hâlâ yürürlükte ve fakat “anlaşma” özellikle Siyonist İsrail açısından sadece kâğıt üzerinde. Kasım 2024’teki ateşkesten bu yana BM’nin kayıtlarına geçen 10 binden fazla İsrail ateşkes ihlali artarak sürerken, dün gece ve bugün de saldırılar devam etti. Bugün sabahın erken saatlerinde İsrail dronları, Sur ile Sidon’u birbirine bağlayan Adlun Otoyolu’nda bir aileyi katletti. Aynı aileden altı kişi, kaçmaya çalışırken hayatını kaybetti. Gün bitmeden ölü sayısı 16’ya, yaralı sayısı 58’e ulaştı.
Siyonist Netanyahu hükümetinin Lübnan’da güttüğü politika artık örtülü bir dille anlatılmıyor. Netanyahu, büyük bir kara kuvvetinin güney Lübnan’a “güvenlik bölgesi tahkim etmek” amacıyla derinlemesine girdiğini bizzat açıkladı. Bu açıklama, İsrail’in Lübnan topraklarını geçici olarak değil kalıcı olarak kontrol etmeyi planladığının açıktan ilanı. Tyre gibi Akdeniz’e kıyısı olan tarihî kentlerin zorla tahliye emriyle boşaltılıp ardından bombalanması da bu stratejinin doğrudan bir yansıması.
İran cephesinde ise diplomasi ile savaş iç içe geçmiş, neredeyse ayırt edilemez hale gelmiş durumda. ABD emperyalizminin ordusu, İranlı müzakereciler Doha’da masa başında otururken güney İran’daki füze rampalarını ve mayın döşemeye çalıştığını iddia ettiği gemileri vurdu. İran’ın yanıtı gecikmedi: IRGC, saldırının kaynağı olan Amerikan üssünü sabah saatlerinde hedef aldığını duyurdu. Hedef alınan ABD üssüne Kuveyt’in ev sahipliği yaptığı kaydedildi. Diğer yandan İran’ın Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri Komutanı Musavi, müzakereyi “düşmanla görüşmek salt kayıptır” diye nitelendirerek orduyu “kesin ve hızlı bir karşılık için tam hazır” ilan etti.



