DünyaGüncel

6. Enternasyonal Teorik Konferans Nepal’de gerçekleştirildi

NDFP’nin Nepal’de düzenlediği 6. Enternasyonal Teorik Konferans’ında “21. Yüzyılda Yeni Sömürgelerde Faşizm ve Emperyalizm” başlığı tartışıldı. 17 ülkeden yaklaşık 200 kişinin katıldığı konferansta emperyalist savaşlar, faşizm ve anti-emperyalist mücadele öne çıktı.

Filipinler Ulusal Demokratik Cephesi (NDFP) tarafından, bu yıl altıncısı örgütlenen Enternasyonal Teorik Konferans, 22 ve 23 Mayıs tarihlerinde Nepal’in Kathmandu şehrinde gerçekleşti. “21. Yüzyılda Yeni Sömürgelerde Faşizm ve Emperyalizm” başlığıyla düzenlenen konferansa 17 ülkeden yaklaşık 200 kişi katıldı. Konferansta TKP-ML, MLKP, FKP ve Nepal Devrimci Komünist Partisi’nin (RCPN) de aralarında bulunduğu 14 parti ve örgüt sunumlar yaptı; ayrıca üç açık forum tartışması gerçekleştirildi.

İki gün boyunca süren konferansta emperyalist sistemin derinleşen krizleri, yeni sömürge ülkelerde faşizmin aldığı biçimler, halk savaşları, anti-emperyalist mücadele ve devrimci örgütlenme deneyimleri tartışıldı. Konferans, yalnızca teorik bir tartışma zemini değil, aynı zamanda dünya çapında ilerici, devrimci ve komünist güçlerin emperyalizme ve faşizme karşı ortak mücadele perspektiflerini tartıştığı uluslararası bir buluşma niteliği taşıdı.

Konferansın açılış konuşması NDFP adına gerçekleştirilirken, ana konuşmayı Filipin Komünist Partisi (FKP) Merkez Komitesi temsilcisi yaptı. Konuşmada Filipinler’de sürdürülen halk savaşının yalnızca yerel bir mücadele olmadığı, aynı zamanda dünya halklarının emperyalizme karşı direnişinin bir parçası olduğu vurgulandı.

Konuşmada şu ifadeler yer aldı:

“Filipinler’de halk savaşı yürütmek, FKP’nin faşizm ve emperyalizmle mücadele eden ezilen halkların mücadelesine katkısıdır. Yeni sömürgelerde faşizmin ve emperyalizmin yenilgisi, ulusal kurtuluş ve sosyalizm mücadelesinden ayrı düşünülemez. Uzun süreli halk savaşı, kitlelerin emperyalist egemenlik yapılarını yıkıp, yerel sömürücü sınıfların iktidarını devirip, gerçek demokrasi ve sosyal adalet üzerine kurulu yeni bir toplum inşa edebilecekleri yoldur.”

Konuşmada emperyalist merkezlerin ekonomik ve askeri krizlerinin derinleştiği; bunun da yeni sömürgelerde baskıcı yönetimlerin güçlendirilmesi, militarizasyon ve faşist saldırganlık biçiminde sonuçlar doğurduğu ifade edildi.

Konferansta sunum yapan örgütlerden biri de TKP-ML oldu. TKP-ML adına yapılan sunumda, faşizmin her ülkede aynı biçimde ortaya çıkmadığı; sınıf ilişkileri, emperyalist bağımlılık ve tarihsel gelişim süreçlerine bağlı olarak farklı biçimler aldığı vurgulandı:

Faşist diktatörlüğün somut biçimleri, belirli toplumlardaki sınıf ilişkilerinin, devlet yapılarının, emperyalist bağımlılığın ve devrimci çelişkilerin tarihsel gelişimi tarafından şekillenir. Bu nedenle, yeni sömürgelerdeki faşizm, tarihsel olarak Avrupa ile ilişkilendirilen klasik faşist rejimlerin bir tekrarı olarak ele alınamaz. Faşizm, yeni sömürgeci bağımlılığın kendisinin özel koşulları, çarpık kapitalist gelişme, komprador egemenliği, çözülmemiş demokratik çelişkiler ve kalıcı istikrarsızlık yoluyla gelişir

Yaygın bir şekilde tartışılan güncel emperyalist savaş politikaları konusunda TKP-ML temsilcisi iki meseleye dikkat çekti:

Savaş konusunda doğru bir analiz yapmak istiyorsak, Maoist diyalektik yönteme baş vurmalıyız. İran’da baş çelişkiyi ABD-İsrail koalisyonunun emperyalist saldırılarını ve ona karşı mücadele olarak görmek doğrudur. Fakat bununla birlikte, Molla Rejiminin faşist niteliğini gözardı edip meşrulaştırmak büyük bir yanılgı olur. Bizim tavrımız mutlaka ezilenlerden yana olmalı.

Yine anti emperyalist cephe konusunda, “ Emperyalist savaş tehlikesine karşı, başta Maoistler olmak üzere, komünist partilerin önderlik ettiği geniş bir Anti Emperyalist Cephe kurulmalı” dedi.

Teorik Konferansın son bölümünde sentez ve sonuç bildirgesi okunduktan sonra, devrim şehitleri için hazırlanan sinevizyon gösterildi ve Enternasyonal marş söylendi.

Altıncı Teorik Konferansın sonuç bildirgesinin tamamı bu şekilde:

“21. Yüzyılda Yeni Sömürgelerde Faşizm ve Emperyalizm” Konulu 6. NDFP Enternasyonal Teorik Konferans Sonuç Bildirisi

Filipinler Ulusal Demokratik Cephesi (NDFP) tarafından düzenlenen 21. Yüzyılda Yeni Sömürgelerde Faşizm ve Emperyalizm Konulu Uluslararası Teorik Konferans, 22-23 Mayıs tarihlerinde Nepal’in Katmandu kentinde başarıyla gerçekleştirildi. Bu etkinlik, geçtiğimiz yıllarda düzenlenen teorik konferanslar dizisinin 6.sıdır.

İki gün süren konferans, emperyalizmin çelişkilerinden kaynaklanan bir sınıf olgusu olarak faşizmin teorik ve tarihsel anlayışını derinleştirdi. Konferansta ayrıca, faşizme karşı bir karşı akım oluşturmada militan kitle hareketlerinin önemi tartışıldı. Buna ek olarak, konferans, faşizme etkili bir şekilde karşı koyma ve onu yenilgiye uğratma mücadelesinde bu tür hareketlere ve toplumun demokratik kesimlerine rehberlik edebilecek ilke ve stratejileri belirledi. Konferans, Lenin, Stalin, Dimitrov ve Mao’nun katkılarının yanı sıra Beşinci NDFP Uluslararası Teorik Konferansı’ndan elde edilen ders ve bilgileri de temel alarak, faşizmin tarihsel olarak nasıl geliştiğini ve 21. yüzyılda, özellikle de yeni sömürgeci çevrelerde nasıl uyum sağladığını inceledi.

Konferans, teorik bildirilerin paylaşımı ve tartışmalarla şekillendi; bu paylaşım ve tartışmalarda, yeni sömürgelerin belirli tarihsel koşullarından kaynaklanan faşizmin günümüzdeki tezahürleri ayrıntılı olarak ele alındı. Faşizmin yükselişine zemin hazırlayan koşullar, hem emperyalist merkezlerde hem de yeni sömürgeci çevrelerde emekçi halkların yaşadığı yoğun ekonomik krizler tartışıldı.

Özellikle, paylaşım ve tartışmalar sırasında faşizmin maddi temeli ayrıntılı olarak ele alındı. Hızla gerileyen emperyalizm, yeni sömürgelerde faşizmin önünü açmaktadır. Finansal oligarşiler, kaynakların istikrarlı akışını, engelsiz tedarik zincirlerini ve sermayelerini ihraç edecek pazarları güvence altına almak için etki alanlarını genişletme ve şekillendirme çabalarını sürdürmektedir. Buna halk hareketleri ve silahlı mücadele ile direniş gösterilmektedir. Direnişi bastırmak için, emperyalistlerin emrinde olan kompradorlar ve toprak sahipleriyle birlikte faşizasyon ya da tam anlamıyla bir faşist devletin kurulması süreci gelişiyor.

Faşist kukla rejimler, emperyalizmi sürdürme hedeflerini ilerletmek için doğal olarak ortaya çıkmaktadır. Yeni sömürgeci devletler tarafından geliştirilen ve efendileri tarafından desteklenen isyanla mücadele (COIN) programları aracılığıyla, aktivistler, ilerici gruplar ve bireyler ile kurtuluş orduları hedef alınmaktadır. Bunlar, yasadışı tutuklamalar, işkence, psikolojik savaş ve cinayetlerle karşı karşıyadır. Siyonist varlığın Filistin halkına ve direnişine karşı uyguladığı acımasız mantık ve eylemler de bu durumun bir örneğidir.

Bu tarihsel ve siyasi dönüm noktasında, hareketlerin, ezilen halkların, entelektüellerin ve toplumdaki diğer olumlu güçlerin halk birleşik cephesini inşa etmek kesinlikle gerekli hale gelmektedir. Proleter ve işçi partilerinin, devrimci örgütlerin, ulusal kurtuluş hareketlerinin, halk hareketlerinin, kadınların, gençlerin ve tüm ezilen halkların, saldırı savaşlarına ve finans sermayesinin , sermayenin işçi sınıfının sömürülmesini, ezilmesini ve yoksulluğunu yoğunlaştıran ekonomik politikalarına karşı mücadele etmek üzere kitleleri yönlendirmek, harekete geçirmek ve eğitmek hayati önem taşımaktadır. Egemen kompradorlar ve toprak sahiplerinin halkın kalan demokratik haklarını daha da ortadan kaldırma çabalarına karşı kitlesel seferberlikler düzenlenmelidir. Aynı zamanda, bugün pek çok kişinin yaşadığı acil sorunlar bayrağı altında tüm halkı birleştirebilmek için dar görüşlülük ve mezhepçilikten kaçınılmalıdır.

İki gün süren paylaşım ve yoğun tartışmalarla geçen “21. Yüzyılda Yeni Sömürgelerde Faşizm ve Emperyalizm” Uluslararası Teorik Konferansı, 5 kıtadan 17 ülkeden, proleter ve işçi partileri, parti öncesi oluşumlar, devrimci örgütler, ulusal kurtuluş hareketleri ve ilerici örgütlerden oluşan 200’e yakın katılımcıyı bir araya getirdi. Konferans, 21. yüzyılda faşizmin güncel halini ele alan ve neokolonilerdeki kaynağı ve biçimlerine vurgu yapan 17 teorik bildiriyi gündeme getirdi.

Etkinlik, NDFP’nin 21. Yüzyılda Faşizm Uluslararası Teorik Konferansı’nın bir parçası olup, şu temaları ele almaktadır: 1.) Emperyalist merkezlerde ve sanayileşmiş kapitalist ülkelerde faşizm; ve 2.) Yeni sömürgelerde faşizm. Beşinci NDFP Uluslararası Teorik Konferansı ilk temaya odaklanırken, Altıncı NDFP Uluslararası Teorik Konferansı ikinci temaya, yani yeni sömürgelerdeki 21. yüzyıl faşizmine dikkat çekti.

Konferans, yeni sömürgelerdeki halk savaşları ve devrimlerin şehitlerine adanmış bir anma töreni ve konferans tutanaklarının özetiyle sona erdi. Konferans, hep bir ağızdan atılan kızıl sloganlar, tüm devrimci şehitlerini anarak ve “Enternasyonal”in söylenmesiyle sona erdi.”

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu