
Prosfygika İşgal Topluluğu, 25 Haziran tarihli açıklamasında, L. Alexandras’taki Prosfygika yerleşiminin tahliye edilmesi ve sakinlerin yerinden edilmesine karşı yaklaşık beş aydır yürütülen mücadelenin yeni bir aşamaya geçtiğini duyurdu.
Açıklamada, açlık grevine 5 Şubat’tan bu yana devam eden Aristotelis Chantzis ile 1 Mayıs’tan itibaren greve katılan Suzon Doppagne’nin direnişin ön saflarında yer aldığı belirtilerek, mücadelenin yalnızca yerleşim sakinleri için değil, “barınma hakkı, yaşam, onur ve öz örgütlenme hakkı” için yürütüldüğü ifade edildi.
Topluluk, Atina Belediyesi’nin yayımladığı ikinci kararnameyle Attika Bölge Yönetimi’nin kentsel dönüşüm planının durdurulmasının istendiğini ve Prosfygika Topluluğu’nun gelecekteki restorasyon süreçlerinde “eşit muhatap” olarak tanındığını aktardı. Açıklamada ayrıca, mevcut sakinlerin evlerinde kalacağı ve olası restorasyon sürecinin kademeli biçimde yürütüleceği belirtildi.
Açıklamada, “Mücadelenin şu ana kadarki olumlu sonucu ve taleplerimizin büyük bir kısmının karşılanması, açlık grevinin zaferle sonlandırılmasına olanak tanımaktadır” denildi.
Topluluk tarafından yapılan açıklama şöyle:
“Son 5 aydır, L. Alexandras’taki Mülteci Evleri’nin (Prosfygika) tahliyesi ve sürgün tehdidine karşı insanüstü bir ölüm kalım mücadelesi verilmektedir. Bu mücadele, aynı zamanda Yunanistan ile Avrupa genelindeki en büyük öz örgütlü sosyal barınma, dayanışma ve kamu yararı projesinin dağıtılmasına karşı verilmektedir.
Karşılarında toplumu tahrip eden bir rejim, Bölge Başkanı N. Hardalias, soylulaştırma (gentrifikasyon) planları-uygulamaları ve toplumu baskılama politikası var. Bu mücadelenin en ön safında, gönüllü ilk yoldaş olarak Aristotelis Chantzis (5/2/2026’dan itibaren) ve yoldaş Suzon Doppagne (1/5/2026’dan itibaren) açlık grevinde yer almıştır.
Bu en başından beri kazanmış bir mücadeledir çünkü kaybedilen tek mücadele, hiç verilmeyen mücadeledir. Sadece Prosfygika’nın 400’ü aşkın sakini için değil, tüm toplum için, hepimiz için adil, çıkarsız ve kolektif bir mücadeledir. Barınma hakkı, yaşam, onur ve karanlık zamanlarda insanların örgütlenme, öz örgütlenme ve kendi hayatlarını belirleme hakkı için bir mücadeledir.
Aynı zamanda tabandan başlayarak her yere; Yunanistan’a ve uluslararası alana, toplumun içine, hareketlere, sıradan insanlara, hatta kurumsal yapılara ve parti gruplarına kadar yayılan bir mücadeledir. Dar anlamda siyasi değil, derinlemesine toplumsal olan; teşvik ettiği açıklık ve kapsayıcılıkla birçok farklı insanı aynı çatı altında toplamayı başaran, bir hareketin kurulmasını sağlayan muzaffer bir mücadeledir. Hatalarına ve zayıflıklarına rağmen; durgunluk, kuraklık ve genel parçalanma dönemlerinde zafer getiren mücadelelerin nasıl inşa edileceğine ve toplumsal direniş cephelerinin nasıl kurulacağına dair bir örnek teşkil etmiştir.
Dün Atina Belediyesi ikinci kararnamesini yayınladı. Bu kararname; teknik, siyasi ve ekonomik açıdan her bakımdan çökmüş olan Hardalias planına bir mezar taşı olurken, diğer yandan da kendi imkanları dahilinde adil ve apaçık taleplerimizin büyük bir kısmını karşılamaktadır.
Bu kararname ile Atina Belediyesi:
1. Attika Bölge Yönetimi’ni Prosfygika’nın kentsel dönüşüm kararının uygulanmasını durdurmaya, aynı zamanda Prosfygika Topluluğu’nu da açlık grevini askıya almaya çağırdı.
2. Prosfygika Topluluğu’nu bir yandan kendi başına var olan bir oluşum ve kolektif bir toplumsal özne, diğer yandan da Prosfygika’nın gelecekteki herhangi bir restorasyon çabasında belirleyici rolü olan eşit bir muhatap olarak tanıdı.
3. Prosfygika’nın tüm sakinlerinin evlerinde kalacağını ve restorasyon çalışmaları durumunda bile kademeli olarak taşınacaklarını kabul etti. Böylece binaların bizim önerdiğimiz gibi kısım kısım restore edilmesini de kabul etmiş oldu.
4. Belediye, Bölge Yönetimi’nin yukarıda belirlenen çerçevenin dışına çıkacak her türlü eylemini engelleyeceğine ve gerekli izinleri vermeyeceğine dair bir güvence olarak (binaların restorasyonunun çeşitli aşamalarında gerekli ruhsatlar düzeyinde ve sosyal konut alanında net yetki ve sorumluluklara sahip olduğu için) kendi yetki alanını vurguladı.
“Anatreptiki Symmachia” (Yıkıcı İttifak) ve “Laiki Syspeirosi” (Halkın Kenetlenmesi) tarafından verilen çekimser oylara gelince; ortaya koydukları endişe ve anlaşmazlıklar temelindeki duruşlarına tam saygı duyuyoruz. Zaten bizim de insan hayatının değeri ile boyalı bir duvar arasında kurulacak herhangi bir ilişkiye karşı muhalefetimizi ifade etme ihtiyacımız var. Özellikle de bu hayat, kurumsal duyarsızlık ve ekonomik çıkarlar yüzünden 140 gündür bir mum gibi erimeye terk edilmişken ve kaderi pamuk ipliğine bağlıyken…
Ayrıca, kurumların üstlendiği taahhütlerin yerine getirilmesi konusundaki şüphelerimizi koruduğumuzu belirtme ihtiyacı duyuyoruz; nitekim bunun pek çok örneği vardır. Son örnek, Tempi’deki tren kazasında katledilen Denis’in babası olan ve hükümetin çocuğunun mezarının açılması yönündeki vaadini yerine getirmesini hala bekleyen açlık grevcisi Panos Routsi’dir. İyi niyetle bu taahhütlerin gerçekleşmesini bekliyor ve dayanışma gösteren herkesi tetikte kalmaya çağırıyoruz.
Bugün muazzam dayanışma ve destek hareketinin ve Prosfygika İşgal Topluluğu’nun çok yönlü olarak tanınmasının ardından, Miçotakis hükümeti ve Attika Bölge Yönetimi tüm toplumun karşısında yapayalnız kalmıştır. Topluluğa karşı öne sürecekleri kaba kuvvetten başka hiçbir şeyleri kalmamıştır. En gerici siyasi merkezler tarafından yürütülen bunca yıllık sert baskı boyunca yaptığımız gibi, bu kaba kuvvetle de birlikte yüzleşmek için buradayız.
Yukarıdakiler ışığında, Topluluk olarak dün, 24 Haziran Çarşamba günü, açlık grevcileri Aristotelis ve Suzon ile de istişarelerimiz sonucu, kolektif olarak açlık grevinin askıya alınmasına, mücadelenin ise nihai hak yerini bulana kadar başka araçlarla devam ettirilmesine karar verdik.
Mücadelenin şu ana kadarki olumlu sonucu ve taleplerimizin büyük bir kısmının karşılanması, açlık grevinin zaferle sonlandırılmasına olanak tanımaktadır. Böylece hem bizim hem tüm toplum için değerli iki insanı kaybetme riskini almamış oluyor; hem de fedakarca mücadelelere alışkın olmayan ya da bu mücadelenin zaten zaferle sonuçlandığını düşünen bir harekete ve kitleye ölümün ağırlığını yüklememiş oluyoruz.
Son olarak, eğer Bölge Başkanı Nikos Hardalias’ın gerçek amacı en başından beri binaların restorasyonu, bakımı ve tarihsel kimliğinin korunması idiyse, tüm Prosfygika sakinlerinin burada kalması ve mevcut öz örgütlü Topluluğun tanınması temelinde, ortak uzlaşılar bulmak adına diyaloğa açık olmaya devam ediyoruz.
Çünkü zamanımızın sorunlarına çözümler toplumla birlikte üretilir, topluma karşı değil. Devlet, Bölge Yönetimi ve Miçotakis hükümetinin intikam, düşmanlık ve siyasi yok etme planlarının aksine, bu mücadele yaşamı ve onuru savunma mücadelesidir; toplumlarımıza ve insanlara başka bir örnek sunmaktır.
Kapatırken, bu adil ve güzel mücadelede kendi mevzilerinden yanımızda duran, çoğunu tanımadığımız her bir kişiye yürekten teşekkür etmeyi borç biliriz. Hatalarımızın sorumluluğunu üstleniyor ve arzu eden herkesle birlikte bunun muhasebesini yapacağımızı belirtiyoruz. Son olarak, Aristotelis Chantzis’in sağlık durumunun kritikliği, devlet ve hükümetin grevcilere ve genel olarak Topluluğumuza yönelik olası intikamcı hamleleri ve ayrıca hükümet ile Bölge Yönetimi’nin Prosfygika’ya karşı savaş planlarının devam etmesi ihtimaline karşı tetikte olma çağrısında bulunuyoruz.”



