Güncel

HALKIN GÜNDEMİ | “Erkek Devlet, Transları Yoksulluğa ve Güvencesizliğe İtiyor!”

Arya'nın intihar etmesinin ardından üniversiteli LGBTİQ+ topluluklarının kurduğu "Arya'ya Ne Oldu İnisiyatifi" ile bir söyleşi yaptık.

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (TOBB ETÜ) İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencisi, trans kadın Arya, 13 Nisan 2026’da Ankara’daki TOBB ETÜ yurtlarında yaşamını yitirmişti. Arya’nın sözlü ve fiziksel şiddete maruz bırakılarak intihara sürüklendiği ortaya çıkmıştı. Arya’nın intihar etmesinin ardından üniversiteli LGBTİQ+ topluluklarının kurduğu “Arya’ya Ne Oldu İnisiyatifi” ile bir söyleşi yaptık. İnisiyatif ile kuruluş süreci, amacı ve yapacakları çalışmalar üzerine konuşma fırsatı bulduk.

– Arya’nın 13 Nisan’da intihara sürüklenmesinin ardından kurduğunuz inisiyatif ile “Arya’ya ne oldu?” sorusu üzerinden bir süreç yürütüyorsunuz. Öncelikle nasıl biraraya gelmeye karar verdiniz?

– Erkek devlet, transların yaşamlarını korumadığı gibi, eğitimden istihdama, barınmadan sağlığa kadar yaşamın her alanında üretilen dışlanma, transları sistematik olarak yoksulluğa ve güvencesizliğe itiyor.

Arya’nın yaşadıkları da bu gerçeklikten bağımsız değildir. Bir transın yaşama tutunmasını zorlaştıran koşullar, bu cis-heteroseksist aklın sonucunda ortaya çıkmıştır. İşsizliğin, yoksulluğun, yalnızlaştırmanın, aile içi şiddetin, nefret söyleminin ve kamusal alandan dışlanmanın biriktiği yerde LGBTİ+ların yaşamları devlet tarafından kuşatma altına alınmaya çalışılıyor. Egemenler tarafından makbul görülmeyen her kimlik gibi translar da yaşamın dışına itilmeye çalışılmaktadır. Arya’nın intihara sürüklenişi münferit bir olay değildir. Erkek devletin lubunyalar üzerinden ürettiği sistematik şiddetin bir sonucudur ve bu nedenle “Arya’ya Ne Oldu?” sorusunu sormak, suçluların cezasını çekmesini sağlamak için İnisiyatifimizi kurduk.

Arya’nın ardından kurduğumuz söz, yalnızca bir yas sözü değil, bu düzenin transları yaşamın dışına iten mekanizmalarına karşı mücadeleyi büyütme sözüdür. Biraraya gelmek, yaşamlarımızın değersizleştirilmesine karşı örgütlü bir şekilde cevap vermektir. Biraraya gelmek, transların ölümlerini istatistiklere dönüştürmek isteyenlere karşı onların mücadelelerini yaşatmaktır. Bu nedenle mücadelemiz de kolektif olmak zorundadır. Arya’nın ardından biraraya gelmek, yalnızca bir kaybın ardından gösterilen bir refleks değildir bizler için. Kurulan bu İnisiyatif, transların yaşamlarını kuşatan politikaları teşhir etme ve bunlara karşı mücadeleyi büyütme kararımızdır. Bu doğrultuda yasımızı örgütleyecek, öfkemizi mücadeleye dönüştürecek ve transları yaşamın dışına iten bu düzene karşı birlikte mücadele edeceğiz.

“Arya için isyanı sokaklarda, meydanlarda, kampüslerde yükselteceğiz!”

– Kampanyanız nasıl başladı? Neler yapıyorsunuz? Önümüzdeki dönemde ne yapacaksınız?

– Arya’nın intihara sürüklenerek katledildiğini öğrendiğimiz daha ilk an, artık harekete geçmemiz gerektiğini düşündük. Karşımızda nefret politikalarına, sistematik şiddetine durmadan devam eden ve lubunyaları aileleriyle sıkıştırıp mücadeleden düşürmeye çalışan; bilinçli politikalarıyla transları, lubunyaları katletmeye devam eden bir devlet duruyordu. Ama bu katliamların hesabını soracak etkili bir hareket yürütülemiyordu. Kampüslerde basın açıklamalarıyla başlayan süreç, sadece basın açıklamalarıyla kalmamasını ve bunun mücadele için bir dönüm noktası haline gelmesini istediğimizde inisiyatifin adımlarının atılmış oldu aslında. Sonrasında “Arya için neler yapabiliriz?”, “Mücadele için neler yapabiliriz?” diye üniversiteli kuir topluluklar olarak aldığımız toplantıda ”Arya için gerçek adaleti sağlamak, sürecin kamuoyuna da yansıyarak aydınlatılması, Arya’nın hesabının sorulması” için inisiyatifi kurmaya karar verdik. Arya’ya Ne Oldu inisiyatifi olarak amacımız, translar için mücadelenin toplumsallaşarak herkesin Arya için, translar için adalet aradığı bir hale gelmesi. Bunun için hem kampüslerde hem sokaklarda hem hukuki olarak, ama egemen hukukun sınırlarını da aşarak mücadele edeceğiz. Yakın zamanda inisiyatifi bu mücadelede beraber yol almak isteyen kadınlara ve lubunyalara açtıktan sonra Arya için isyanı sokaklarda, meydanlarda, kampüslerde yükselteceğiz. Arya için gerçek adaletin peşindeyiz demiştik. Bu mücadeleyi dört bir tarafa yayıp tüm kamuoyuna ”Arya’ya ne oldu?” sorusunu sorduracağız. Arya için gerçek adaleti örgütlü mücadelemizle biz sağlayacağız.

“Katledilen ve intihara sürüklenen her transın hesabını soracak olan bizleriz!”

– Arya’nın intihara sürüklenmesi örneğinde olduğu gibi birçok trans kadın ya da lubunya gerek ailesinin gerek devletin ve kurumlarının eliyle intihara sürükleniyor. İlayda Zorlu da babasının silahıyla intihara sürüklenmişti. Bu konuda neler söylemek istersiniz, ne yapmak gerekiyor sizce?

– Ailenin kutsanması, devletin yıllardır kadınlara ve LGBTİ+lara yönelik düşmanca politikalarının aracı bir pratik olarak gün yüzüne çıkıyor. Bu pratiğin ve söylemlerin derinleştiği dönemler oluyor.

Geçtiğimiz 2025 yılı da “Aile Yılı” olarak adlandırılmasıyla bu pratiğin hem tamamen somutlaştığı hem de fazlasıyla derinleştiği bir dönemdi. Bu düşmanca politikalar, beraberinde LGBTİ+ların varoluşlarına dönük nefret düzenlemeleri barındıran 11. Yargı Paketi’ni getirdi. Dünyada var olan emperyalist saldırganlıkları ve öngörülen büyük paylaşım savaşını göz önüne aldığımızda, coğrafyamızdaki kadın ve LGBTİ+ düşmanı politikalarla neden-sonuç ilişkisi kurabiliyoruz. Dünya tarihinde her dönem olduğu gibi bugünlerde de emperyalistlerin pazar çıkarları nedeniyle en fazla zarar gören kesim yine kadınlar ve LGBTİ+lar oluyor.

Bu kurumsal nefretin toplumsal noktadan katmerleşmesi ne yazık ki gerçekleşmiş durumda.

Bu nedenle LGBTİ+lar aile evinde, sokakta, okulda, yurtta ağır bir şiddete ve nefrete maruz bırakılıyor. Bu sistematik şiddetin doğrudan sonucu olarak LGBTİ+lar intihara sürükleniyor. Bu nedenden dolayı Arya için, “intihar değil, cinayet” vurgusunu her yerde, her zaman yapmanın zorunluluğunu hissediyoruz. Bu vurgunun ayrıca Onur Ayının 1. gününde intihara sürüklenen trans kadın Deniz Soydam için, aile-polis-devlet üçgeninin işbirliğiyle katledilen sıra arkadaşımız İlayda Zorlu için ve topyekûn bu nefret düzeninin bizden kopardığı tüm arkadaşlarımız için zorunlu olduğunu biliyoruz.

Bu süreçte ulaşabildiğimiz tüm araçları kullanarak, yapabildiğimiz tüm pratikleri uygulayarak Arya için mücadeleyi büyüteceğiz. Her aracı kullanabilmek adına hukuki zeminde de pratik bir yol izlemeyi hedefliyoruz. Fakat egemen hukukun eril rolünün farkında, devletin cezasızlık politikalarının bilincindeyiz. Bahsettiğimiz gerçek adaletin ancak sokakta, kadınlar ve LGBTİ+lar olarak doğrudan bizim müdahalemizle ve baskılarımızla gerçekleşeceğini biliyoruz. Arya için mücadele yolunda Arya’nın tüm sıra arkadaşlarını, kadınları ve LGBTİ+ları hesap sorarken; yitirdiklerimiz için ortak sorumluluğumuzu birarada sahiplenirken görmeyi amaçlıyoruz.

– Arya özelinde yaptığınız çalışmalar için ya da toplamda bu gibi katliamlara karşı neler yapmak gerekiyor? Lubunya ve kadın hareketine bir çağrınız var mı?

– Tüm mücadeleci/demokrat kesimler, kadın örgütleri, feminist kurumlar ve kamuoyunun kendisi… Tüm kesimlere çağrımız; sistematik transfobi, yalnızlaştırma ve şiddet sonucu gerçekleşen bir trans ölümü karşısında sessiz kalınmamasına, inisiyatifimiz ile birlikte sistematikleşmiş bu transfobiye karşı bir araya gelmelerine dairdir. Yakın zaman içerisinde inisiyatifimizi dahil olmak isteyen kadın ve lubunyalara açık hale getireceğiz, özellikle mücadele sorumluluğunu sahiplenmiş demokratik kesimlere çağrımız artık trans katliamlarını, intiharlarını görmezden gelmeyi bırakmaları yönündedir.

Katledilen ve intihara sürüklenen her bir transın hesabını soracak olan bizleriz, bu sorumluluğu alacak olanlar ise yalnızca translar/lubunyalar olmamalı. Tüm demokratik ve mücadeleci kesimleri, bu konuda sorumluluk alarak bizlerle yan yana yürümeye ve bulundukları her alanda sistematikleşmiş ve birer açık savaş halini almış trans katliamlarına karşı mücadeleyi sahiplenmeye çağırıyoruz. Özgürleşmemiş bir kişi, bir beden kalmayana dek mücadeleyi sürdüreceğimizi yineliyoruz.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu