Güncel

ESP’li Polat ve Saygılı hakkında tutukluluğa devam kararı verildi

3 Şubat tutsaklarından Hasan Polat ve Ali Haydar Saygılı, aylar sonra ilk duruşmalarına çıktı. Mahkeme 2 ESP'li hakkında da tutuklularının devam edilmesine karar verdi, duruşma günlerini eylül ayına erteledi.

Sosyalistlere yönelik siyasi kırım saldırısında tutsak edilen yazar, Ceylan Yayınları editörü Hasan Polat’ın yargılandığı davanın ilk duruşması 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada, Hasan Polat ve avukatları hazır bulundu.

Duruşmayı, Polat’ın ailesi ve Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) üyeleri de izledi.

Duruşmada savunma yapan Hasan Polat, itirafçının yalan beyanlarına dair konuştu. Polat, adliyeye itirafçı Arda Ata Özdoğan ile aynı araçta getirildiğini ifade ederek, “Ne ben onu tanıdım, ne o beni. Adını söyleyene kadar, kim olduğunu bile bilmiyordum. Ne beni tanır, ne aynı zaman diliminde bir aradayız. Hiç karşılaşmadık ama çok iddialı şeyler söylüyor” dedi.

Hasan Polat, şöyle devam etti: “Etkin pişmanlık hukuki bir tanım. Bunun adı iftiracılık ve itirafçılıktır. Yalçın Küçük’ün ‘İtirafçılık kimliğin kusulmasıdır, kusturulmasıdır’ tanımı var. Bunların söylediklerinin hiçbir karşılığı yoktur. Birine iftira atmak en ağır etik suçlardan biridir. Bunu örgütleyen de polisler, savcılardır. İşte hukukun kirlendiği yer burasıdır.”

Hasan Polat, iddianamedeki online toplantılara dair şunları söyledi: “Ben Arif Çelebi’yi, İbrahim Çiçek’i tanırım, beraber hapishanede kaldığım isimler. Ama ben söz konusu toplantılara katılmadım. 30 yılın ardından hapishaneden çıkınca bu sosyal mecraları yeniden tanımaya başladım. Partiler, kurumlar, apartman grupları bile online toplantı yapıyor.”

Savcı, tutukluluğun devamına karar verilmesini talep etti.

Mahkeme, Hasan Polat hakkında tutukluluğun devamına karar vererek duruşmayı 8 Eylül 2026’ya erteledi.

Ali Haydar Saygılı hakkında da tutukluluğa devam kararı!

3 Şubat’ta yapılan operasyon ile tutsak edilen yazar Ali Haydar Saygılı’nın duruşması da yine  24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşmada söz alan Saygılı, hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin ifade vermek için dilekçe verdiği halde 3 Şubat’ta gözaltına alındığını hatırlattı, “Annem ve kız kardeşimle kaldığım evim basıldı. Gözaltına alınırken darp edildim. Yere yatırılarak ellerim ters kelepçeli şekilde bekletildim. Hastane muayenesi sonrası araçta tekrar darp edildim” diyerek gözaltı sürecinde yaşadığı işkenceyi teşhir etti.

Saygılı, iddianamede hakkında “işlem yapılmış” 31 kişiyle irtibatı olduğu yönünde bir ifade olduğunu belirterek, “Bu isimlerin bir kısmı benim şu an salonda da bulunan avukatlarım. Mahkemelere katıldığım söyleniyor. Mahkemeye katılmanın suç olduğunu ilk defa bu dosyalarda görüyorum. Şu an salonda bu duruşmayı takip eden birçok yakınım, dostum var. Burası bir suç mahali mi?” dedi.

İtirafçı tanık Arda Ata Özdoğan mahkemede hazır edildi. İtirafçı, Ali Haydar Saygılı hakkında,

“ESP’de gördüm. 12 Mart yürüyüşlerine katıldı. Uzun süredir hapishanede kaldığını biliyordum” dedi. Saygılı, itirafçı beyanlarına karşı “Bunları itirafçıya değil bana sorsaydınız ben de bu eylemlere katıldığımı söylerdim” şeklinde yanıt verdi.

Saygılı, dosyanın mükerrer olduğunu ifade ederek “Bütün bu dosya kapsamında düşündüğümüzde 2025’te tahliye edildiğim noktadayım. Benim katıldığım demokratik eylemlerin bir suç gibi gösterilmesinin bir anlamı yok. Her gözaltına alınanın önüne benim fotoğrafım koyuluyor, ismim soruluyor” diyerek tahliyesini talep etti.

Savcı, tutukluluğun devamına karar verilmesini talep etti.

Mahkeme tutukluluğun devamına karar vererek duruşmayı 17 Eylül 2026’ya erteledi.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu