
Almanya Marksist-Leninist Partisi (MLPD) Genel Başkanı Gabi Fechtner, küresel ölçekte derinleşen siyasi ve ekonomik krizleri, tırmanan savaş tehlikesini ve buna karşı dünya genelinde yükselen işçi ve halk mücadelelerini değerlendiriyor.
Alman devrimci yayını Rote Fahne dergisinin (Sayı: 12/26) Mayıs 2026 tarihli bu önemli röportajını, Rote Fahne News sayfasındaki güncel aktarımını esas alarak okurlarımız için Türkçeye çevirdik. Okuma kolaylığı sağlamak adına, röportajın özüne ve içeriğine dokunulmadan, yalnızca kendini tekrar eden ifadeler temizlenerek kısaltılmış bir edisyonunu yayımlıyoruz. Atlanan yerler … ile gösterilmiştir.
Kapitalizmin işleyiş yasalarını, faşist tehlikeyi ve proleter düşünce tarzı öğretisini masaya yatıran bu ufuk açıcı söyleşiyi ilginize sunuyoruz.
Rote Fahne: Son yıllarda, egemenlerin küresel durumun iyileştirilmesi için verdikleri vaatlerin ardı arkası kesilmedi. Peki neden hiçbir başarı elde edilemiyor?
Gabi Fechtner: Bugüne kadarki dünya düzeni altüst oluyor. Kapitalizmin işleyiş yasaları, çözüm sunmak yerine yıkıcı altüst oluşlara yol açıyor. Ukrayna Savaşı ile birlikte açık bir dünya krizi patlak verdi. Bu kriz, hem tüm insanlığı uçuruma sürükleme hem de devrimci dönüşümleri beraberinde getirme potansiyelini barındırıyor. Emperyalist dünya sisteminin istikrarsızlaşması yeni bir boyuta ulaştı… Neredeyse tüm emperyalist ülkeler artık dünyanın çeşitli bölgelerindeki savaş eylemlerine doğrudan veya dolaylı olarak karışmış durumdadır. Hepsi bir Üçüncü Dünya Savaşı’na hazırlanıyor. Faşizm ile savaşın birbirinden ayrılmaz ikizler olduğu giderek daha belirgin hale geliyor…
Rote Fahne: Oldukça iç karartıcı bir dünya durumu!
Gabi Fechtner: Ancak kitlelerin bilincinde belirgin bir ilerleme eğilimi var. 2026 yılında, sadece Ocak ve Mart ayları arasında, dünya genelinde yüz milyonlarca insan işçi ve halk mücadelelerine, grevlere katıldı… Almanya’da da son üç yılda 16,7 milyon kişi bu mücadelelerde yer aldı. Dikkat çeken nokta, mücadelenin tüm yelpazede gelişmesidir: sömürüye, ücret sorunlarına, faşizme ve savaşa karşı; çevre sorununda, kadın ve gençlik hareketinde, ayrıca demokratik haklar için aktif bir halk direnişi söz konusu.
Rote Fahne: Kitleler arasındaki bu gidişat nereye varacak, bir öngörüde bulunabilir misin?
Gabi Fechtner: Dünya çapında devrim öncesi bir mayalanma süreci gelişmiştir. On yıllardır görülmemiş bir şekilde kitleler, egemen kapitalist sistemden ve onun geleneksel burjuva partilerinden uzaklaşmakta, toplumsal alternatifler aramaktadır… Kapitalizm eleştirisi, toplumun geniş kesimlerini sarmış durumda. Aynı zamanda belirgin bir toplumsal kutuplaşma da var… Milyonlarca insan faşizme, savaşa, çevre tahribatına ve sömürüye karşı harekete geçiyor. Her şeyden önemlisi, anti-komünizm etkisini önemli ölçüde yitirmiştir. Bu da, gerçek sosyalizmin toplumsal alternatifinin önünü açmaktadır.
…Marksizm-Leninizmin argümanları, talepleri ve kavramları giderek daha geniş bir kabul görüyor; kapitalizm, emperyalizm, işçi sınıfı ve sosyalizm kavramları daha sık kullanılıyor. Kısacası: Kitleler artık eskisi gibi yaşamak istemiyor ve yaşayamazlar. Düşünce tarzları değişmeye başlıyor. Öte yandan egemenler, planlarını hayata geçirmekte giderek daha fazla zorlanıyorlar… Özetle: egemenler artık eskiden olduğu gibi yönetemezler.
Rote Fahne: “Devrim öncesi” demek biraz abartılı değil mi?
Gabi Fechtner: Bütün bu süreç, çok karmaşık bir geçiş süreci olarak anlaşılmalıdır. Çoğu zaman bilinç yüzeyin altında gelişir… Kitlesel mücadeleler ve güven krizleri, emperyalistlerin hayatını şimdiden zorlaştırıyor. Devrimci bir krize geçiş ise, işçi sınıfının belirleyici çoğunluğunun küçük burjuva düşünce tarzının (anti-komünist, faşist veya reformist fikirlerin) üstesinden gelmesine bağlıdır. Elbette egemenler için kesinlikle çıkmaz bir durum söz konusu değil, ancak bu derin krizi nasıl kalıcı olarak çözecekleri de tasavvur bile edilemez. Kitlelerin kafalarındaki eski fikirler dağılırsa bir vakum oluşmaz. Açıklık ve köklü çözümler arayışı, başlangıçta kafa karışıklığıyla el ele yürüyebilir ama bu durum hissedilir bir şekilde dağılmaya başlamaktadır.
Rote Fahne: Böyle bir durumdan nasıl yararlanılabilir?
Gabi Fechtner: MLPD iyi bir durumdadır ve mücadele ederek kazandığı toplumsal rolünü daha da genişletmeye kararlıdır. Yoldaşlarımız farklı toplumsal alanlarda giderek daha fazla önderlik rolü üstlenmektedir. Ancak şunu da açıkça belirtmek gerekir ki, yeni duruma henüz her yönüyle hazır değiliz. MLPD, toplum genelinde kitlesel bir etki kazanmayı henüz mücadelelerle elde etmelidir. Bu, daha yüksek bir örgütlenme düzeyine ulaşmayı gerektirir.
Özellikle uluslararası sanayi proletaryasından, kadınlar arasından ve her şeyden önce gençlikten daha çok üye kazanmalıyız. Şu anda belirleyici olan, Marksist-Leninistlerin işçi sınıfı ve halk kitlelerinin bilinçlenmesini, örgütlenmesini ve mücadele iradesini ilerletmeyi başarıp başaramayacağıdır… Mücadelelerde kendiliğindencilik arttıkça, buna tapınmanın da artma tehlikesi vardır. Özdenetim bilinçli bir şekilde insanların bilinçlendirilmesi ve örgütlenmesine odaklanmalıdır. Giderek artan sayıda genç bize başvurarak temel eğitim kursları ve sosyalizm üzerine tartışmalar talep ediyor. Bu ihtiyaca cevap vermeliyiz.
Rote Fahne: Birkaç yıl önce herkes küreselleşmeden söz ediyordu, şimdi ise sadece “önce benim ülkem” sesleri duyuluyor. Neler oluyor?
Gabi Fechtner: 1990’da Sovyetler Birliği dağıldığında emperyalist ülkeler dünya pazarını paylaştılar ve egemenler “tarihin sonu”nu hayal ediyorlardı. Ancak uluslararası üretimin yeniden örgütlenmesi, 2008’de patlak veren dünya ekonomik ve mali kriziyle birlikte açık bir krize girdi… Hammadde, güç alanları ve etki bölgelerinin paylaşımı için emperyalistler arasındaki yok etme savaşı şiddetleniyor. Nihayetinde; faşizme, savaşa, sosyal sefalete ve çevre tahribatına geçişin kaynağı işte budur.
Bir yandan tekeller azami kâr için açık bir dünya pazarına ihtiyaç duyarken, diğer yandan daralan pazar nedeniyle emperyalist devletler kendi tekellerini korumak için giderek daha fazla korumacılığa başvuruyor. Bu çelişki egemenler için çözülemez bir sorundur ve dünyayı bir sonraki adım olan birleşik sosyalist devletler yönünde ilerlemeye zorlamaktadır…
Rote Fahne: Peki, ekonomik gelişmenin her alanında kaos hüküm sürerken, dünya ekonomik ve mali krizi nasıl sona ermiş olabilir?
Gabi Fechtner: Bu kaos, “normal” bir aşırı üretim krizinden çok daha derinlerde yatan kronik aksaklıklardan kaynaklanıyor. Asıl mesele, sermayenin kronik olarak aşırı yoğunlaşmış olması, yani artık azami kâr getirecek biçimde yatırılamamasıdır. Aşırı sermayenin büyük kısmı spekülasyona ve askeri silahlanmaya akmaktadır. Ekonomi; çevre felaketleri, grevler, engellenen ticaret rotaları ve savaşlar nedeniyle krize karşı giderek daha savunmasız hale geliyor. Dijitalleşme ve yapay zekanın devasa gelişimi de bu yapısal krizi hızla şiddetlendiriyor.
Rote Fahne: Görünüşe göre, tekellerin tercih ettiği Şansölye Friedrich Merz bile bu gelişmelerle baş edemiyor.
Gabi Fechtner: Tekeller baskı uyguluyor… Şansölye Merz bir ikilem içinde: Bir yandan tekellere hizmet etmek zorunda, diğer yandan kitlelerin bu gidişata rıza göstermeyeceğini biliyor. Yapılan anketlerde hükümetten memnuniyetsizlik yüzde 86’ya ulaştı; bu da süregelen derin bir güven krizinin kanıtı… Tekel çevrelerinde, hükümetin düşüşü ve gelecekteki bir yönetimde AfD’nin potansiyel olarak yer alması ihtimaline dair ciddi düşünceler yürütülüyor. Ancak böyle bir hamlenin ülke genelinde faşizm karşıtı protesto fırtınası koparacağını da biliyorlar. Akut faşist tehlikeye karşı yüksek düzeyde bir uyanıklık şarttır.
Rote Fahne: Görünüşe göre büyük bir “tasarruf baskısı” var. Her yerde para kalmadığını duyuyoruz.
Gabi Fechtner: Bu, tekellerin küstah bir propaganda yalanıdır. Gerçekte, tekellerin kasalarına aktarılan devlet sübvansiyonları devasa boyutlardayken, kitlelerin sosyal yardımları ve gelirleri aynı oranda artmıyor. Kapitalizm temelde adaletsiz bir sömürü sistemidir; yoksulluk ve sefalet en zengin emperyalist ülkelerde bile artmaktadır. Mevcut koşullar altında devletin veya hükümetlerin bu durumu değiştireceğini hayal etmek bir yanılgıdır. İnsanlar kapitalizmin işleyiş yasalarını ve onun işe yaramadığını anlamalıdır.
Rote Fahne: İşçiler arasında AfD’ye verilen oylarla ilgili yeni bir anket daha yayınlandı. Bu durum nasıl yorumlanmalı?
Gabi Fechtner: AfD, modern faşizmiyle işçi sınıfının bir kesiminde küçük burjuva-faşist düşünce tarzının kök salmasını başardı. Ancak burjuva anketlerine karşı temkinliyim. AfD, büyük işletmelerdeki işyeri temsilciliği seçimlerinde hedeflediğinin aksine bir hezimet yaşamıştır. İşletmelerde ve sendikalarda, bu faşist etkiye karşı büyüyen bir antifaşist eylem birliği oluştu.
Öte yandan tekelci sömürü dayanılmaz boyutlara ulaşıyor; sanayide binlerce işyeri ortadan kaldırılıyor. Sendika tabanında “gerçek anlamda mücadele etmeliyiz” çağrısı giderek daha yüksek sesle dile getiriliyor. Biz bu süreci tüm gücümüzle ileri taşıyacağız.
Rote Fahne: Faşizm ve savaşa karşı mücadele, büyük işletmelerde ve sendikalardaki çalışmalara rekabet oluşturmuyor mu?
Gabi Fechtner: Tam tersine! Ekonomik meselelerin faşizm ve savaşa karşı mücadeleyle birleştirilmesi en büyük ilerlemelere yol açmıştır. Daha yüksek ücretler ve daha iyi çalışma koşulları için verilen mücadele; demokratik hakların korunması, faşizme ve savaşa karşı verilen mücadeleyle ayrılmaz bir şekilde bağlantılıdır. Ekonomik ve siyasi meseleleri asla birbirinden ayırmamalıyız.
Rote Fahne: Burjuva medyadaki haberlere bakılırsa, küresel çevre felaketi artık o kadar da büyük bir sorun gibi görünüyor mu?
Gabi Fechtner: Çevre ve iklim konularına ilişkin medya haberlerinde ciddi bir düşüş var. Kitlelerin çevre bilinci de gerici kampanyaların ve savaş endişelerinin gölgesinde kaldı. Ancak bu durum, gelişmelerin dramatik boyutuyla keskin bir tezat oluşturuyor. Faşizm ve savaş, küresel çevre felaketinin artık dramatik bir hızla ilerlediğini göstermektedir. Bu bağlamda, çevre sorununun çözümü olarak gerçek bir toplumsal değişim talep eden mücadeleci çevre hareketini ve sosyalist perspektifi güçlendirmeliyiz.
Rote Fahne: Görünüşe göre kadın protestoları son yılların en büyük protestolarıydı?
Gabi Fechtner: Yalnızca 8 Mart’ta ve sonrasındaki eylemlerde yüz binlerce kişi sokağa çıktı. Kapitalizmde kadın kitlelerinin çifte sömürüsü ve ezilmesinin nedenleri üzerine tartışmalar canlanıyor. Kadın bilinci geniş bir cephede uyanmış durumda. Mücadeleci kadın hareketi, devrim öncesi bir mayalanma sürecinde stratejik öneme sahiptir.
Rote Fahne: Gösterilerde “Gençlik – Gelecek – Sosyalizm” sloganı artık standart bir slogan haline geldi. MLPD ve REBELL, on yıllardır bu doğrultuda faaliyet göstermiyor mu?
Gabi Fechtner: Yeni olan şey, binlerce genci kapsayan bir sosyalist gençlik hareketinin gelişiyor olması. Sosyalizm, isyankar gençler arasında yeniden itibar kazanıyor. REBELL gençlik örgütümüz bu hareketin öncüsü ve çekirdeğidir. Buradaki en önemli unsur; yoğun ikna ve örgütlenme çalışmalarıyla gençlerin isyanını teşvik etmek ve proleter düşünce tarzını geliştirmektir. Ayrıca çocuk örgütümüz ROTFÜCHSE’ye de hak ettiği önemi vermeliyiz; çünkü bu dünyanın çocuklarının bir geleceğe ihtiyacı var.
Rote Fahne: Sosyal meseleler konusundaki mücadele nasıl gelişiyor?
Gabi Fechtner: Tekeller kitlelerin sosyal koşullarına yönelik, fahiş fiyatlardan kiralara kadar her alanı kapsayan acımasız bir kesinti programı uyguluyor. Almanya’da bile insanların büyük bir kısmı yoksulluk riskiyle karşı karşıya. Günlük yaşanan bu toplumsal ve konut sorunlarını asla hafife almamalı ve bunlara büyük önem vermeliyiz.
Rote Fahne: Teorik çalışmalarda, düşünce tarzı öğretisi şu sırada odak noktasını oluşturuyor. Neden bu konu ve neden şimdi?
Gabi Fechtner: Toplumsal kafa karışıklığı çözümlenmeyi bekliyor! Küçük burjuva ve faşist düşünce tarzları, proleter unsurları da kullanarak kitlelerin eylemlerine etki etmeye çalışıyor. AfD’nin doğrudan faşist olan neyi savunduğunu sadece vurgulamakla bu düşünce tarzının üstesinden gelinemez.
REVOLUTIONÄRER WEG teorik organımızın “Düşünce Tarzı Öğretisi” başlıklı 40’ıncı sayısı tamamlanma aşamasında. Bu sayıda düşünce tarzı öğretisi ilk kez her yönüyle ele alınmaktadır. Kitapta, geçmiş sosyalist inşa deneyimlerini de bu öğreti ışığında değerlendiriyoruz ve proleter düşünce tarzı temelindeki sosyalizmden neyi kastettiğimizi kapsamlıca açıklıyoruz. Tüm partinin bu öğretiyi derinlemesine kavramasını ve devrim öncesi mayalanma sürecinin devrimci bir mayalanmaya dönüşmesi için köklü bir öz-değişim süreci yürütmesini sağlayacağız.
Rote Fahne: MLPD’de bu tür beklentiler göz önüne olduğunda ortalık oldukça hareketli olmalı?
Gabi Fechtner: Bizim için asla sıkıcı bir durum olmaz! Partimizde canlı bir tartışma ortamı var. Burjuva partilerinden farklı olarak bizde kargaşa ve kriz yaşanmaz; MLPD tam bir birlik içinde çalışmaktadır. Kendimizi ve kitleleri daha sert sınıf mücadelelerine, ideolojik çatışmalara hazırlamalıyız. Mevcut gelişmeler bizi stratejik hedeflerimize yaklaştırıyor. Kartlar yeniden dağıtılıyor – şimdi önemli olan, bunları en iyi şekilde oynamamızdır!
Rote Fahne: Röportaj için çok teşekkür ederiz!



