
Cumartesi Anneleri/İnsanları, eylemlerinin 1106’ncı haftasında İstanbul Beyoğlu’ndaki Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelerek 1994’te katledilen Kürt iş insanları Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay için adalet talebini yineledi.
Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve sorumluların yargılanması talebiyle her hafta Galatasaray Meydanı’nda buluşan Cumartesi Anneleri/İnsanları, bu hafta da fotoğraflar ve karanfillerle alanda oldu. Eylemde, 32 yıl önce katledilen Buldan, Yıldırım ve Karay için adalet çağrısı yapıldı.
“Polisiz” diyerek kaçırıldılar
Eylemde konuşma metnini kayıp yakını Besna Tosun okudu. Tosun, 3 Haziran 1994’te üç iş insanının İstanbul Yeşilyurt’taki Çınar Oteli’nden ayrıldıktan sonra silahlı, telsizli ve çelik yelekli kişiler tarafından durdurulduğunu belirterek, “4 Haziran 1994 akşamı Buldan, Yıldırım ve Karay’ın işkenceyle sorgulandıktan sonra ateşli silahla infaz edilmiş bedenleri Bolu’nun Yığılca ilçesine bağlı Taşlı Melen mevkiinde köylüler tarafından bulundu. Üzerlerinde kimliklerini doğrulayacak hiçbir belge, para ya da değerli eşya yoktu. Bulundukları yer, kontrgerilla cinayetlerinde öldürülen kişilerin bedenlerinin bırakıldığı ve kamuoyunda ‘ölüm üçgeni’ olarak bilinen bölgeydi. Ailelerin bütün çabalarına rağmen Buldan, Yıldırım ve Karay dosyaları 19 yıl boyunca sürüncemede bırakıldı. Ailelerin ısrarlı başvuruları sonucunda 19 Aralık 2013 tarihinde yeni bir iddianame hazırlandı. Bu iddianame, Ankara 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve kamuoyunda Ankara JİTEM Davası olarak bilinen davaya dahil edildi” diye konuştu” dedi.
Gözaltı inkâr edildi, cenazeler günler sonra bulundu
Tosun, ailelerin tüm başvurularına rağmen gözaltı işleminin inkâr edildiğini, 4 Haziran 1994’te ise Buldan, Yıldırım ve Karay’ın işkenceyle sorgulanıp infaz edilmiş halde Bolu’nun Yığılca ilçesinde bulunduğunu hatırlattı. Dosyanın yıllarca sürüncemede bırakıldığını ifade etti.
“Ölüm listesi” mahkemeye sunuldu
Besna Tosun, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yargılama sırasında tanık olarak dinlenen eski MİT Kontrterör Dairesi Başkanı Mehmet Eymür, içinde Buldan, Yıldırım ve Karay’ın da bulunduğu bir ‘Kürt iş insanlarına yönelik ölüm listesi’ni mahkemeye sundu. Eymür, Buldan, Yıldırım ve Karay’ın infazlarının, Mehmet Ağar’ın yönettiği; Korkut Eken, İbrahim Şahin ve Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Emin Aslan’ın yer aldığı özel operasyonlar kapsamında gerçekleştirildiğini ifade etti. Buldan, Yıldırım ve Karay’ın kimler tarafından gözaltına alındığı, işkenceyle sorgulandığı, öldürüldüğü ve bu suçların kimlerin talimatıyla işlendiğine ilişkin bilgiler devletin Susurluk Raporu’nda, Ergenekon iddianamesinin 228 numaralı ek klasöründe, Ankara JİTEM Davası iddianamesinde ve mahkeme tutanaklarında yer aldı. Ancak bütün bu bilgi ve belgelere rağmen, 13 Aralık 2019 tarihinde görülen karar duruşmasında Mehmet Ağar ve diğer tüm sanıklar hakkında beraat kararı verildi.”
“Vazgeçmeyeceğiz”
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi’nin istinaf başvurusu üzerine kararı bozduğunu ancak yerel mahkemenin tekrardan sorumlular hakkında beraat kararı verdiğinin altını çizen Besna Tosun, “Böylece Buldan, Yıldırım ve Karay dosyası da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından mahkûmiyetle, iç hukukta ise cezasızlıkla sonuçlanan davalar zincirindeki yerini aldı. Kaç yıl geçerse geçsin, Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay için, tüm kayıplarımız için adalet talep etmekten; devletin evrensel hukuk normlarına uygun hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz” diye belirtti.
Pervin Buldan: “Geçmişle yüzleşme şart”
Eylemde konuşan Savaş Buldan’ın eşi ve DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan ise, yıllardır tüm hukuki girişimlere rağmen sorumluların yargılanmadığını belirterek, “Geçmişle yüzleşmek ve hakikati açığa çıkarmak hepimizin sorumluluğudur” ifadelerini kullandı.
Leyla Yıldırım: “Arayışımız sürecek”
Adnan Yıldırım’ın kızı Leyla Yıldırım da sorumluların ortaya çıkarılması için mücadelelerini sürdüreceklerini belirterek, “Geçmişin tüm karanlığı aydınlanana kadar bu arayışımız devam edecek” dedi.



