
DKP/Birlik, DKP/BÖG, MKP, MLKP, TKEP/L ve TKP-ML, 7–8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde ortak yazılı açıklama yayımladı. tkpml.com sitesinde yayımlanan “Emperyalizm ve Onun Savaş Aygıtı NATO’ya Karşı Ayağa Kalkalım, Savaşalım, Kazanalım!” başlıklı açıklamada NATO’nun tarihsel kuruluş süreci, emperyalist sistem içindeki rolü ve güncel bölgesel savaşlarla ilişkisi üzerine değerlendirmelerde bulunuldu.
Açıklamada, İkinci Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan uluslararası güç dengeleri üzerinden NATO’nun kuruluşu ele alındı. Sovyetler Birliği’nin faşizme karşı elde ettiği zaferin ardından dünya ölçeğinde sosyalist hareketlerin, ulusal kurtuluş mücadelelerinin ve halk hareketlerinin güç kazandığı; bunun emperyalist kapitalist devletler açısından bir kriz ve yeniden örgütlenme sürecini beraberinde getirdiği ifade edildi.
Metinde, ABD’nin savaş sonrasında emperyalist blokun lideri haline geldiği, bu dönemde Sovyetler Birliği’ne karşı “Soğuk Savaş” stratejisini devreye soktuğu ve bunun siyasal, askeri ve istihbari kurumlarla desteklendiği savunuldu. NATO’nun da bu tarihsel süreç içinde sosyalizmi kuşatma, ulusal kurtuluş mücadelelerini bastırma ve emperyalist çıkarları koruma amacıyla kurulduğu hatırlatıldı.
Ortak açıklamada şu değerlendirme yer aldı:
“ABD emperyalizmi; Sovyetler Birliği’ni kuşatma, sosyalizmin etkisini zayıflatma, ulusal kurtuluş mücadelelerini ezme ve dünyadaki tüm antiemperyalist odakları yenilgiye uğratmak için harekete geçti. Bu doğrultuda NATO kuruldu.”
Açıklamada NATO’nun yalnızca askeri bir ittifak olmadığı, aynı zamanda emperyalist müdahalelerin siyasal ve ideolojik aygıtı olarak işlev gördüğü vurgulandı. Kuruluşundan bugüne kadar darbeler, işgaller, kontrgerilla yapılanmaları ve savaş politikalarıyla anıldığı belirtilen açıklamada, NATO ülkelerinde oluşturulan kontrgerilla ağlarının devrimci, sosyalist ve muhalif hareketleri hedef aldığı ifade edildi.
Metinde şu ifadeler öne çıktı:
“Kurulduğu günden bugüne NATO, dünya emekçi halklarına karşı yürütülen zulüm politikalarının, darbelerin, işgallerin, katliamların ve karşı-devrim faaliyetlerinin planlayıcısı ve uygulayıcısı olmuştur.”
Açıklamanın güncel siyasal değerlendirme bölümünde Ortadoğu’daki savaşlar, Filistin ve Gazze’de yaşananlar ile bölgesel gerilimlere yer verildi. NATO’nun ve üye devletlerin bölgedeki çatışmalardaki rolüne değinilen metinde, emperyalist güçlerin müdahalelerinin halklara yıkım, göç ve yoksulluk getirdiği belirtildi.
Örgütler, İsrail’in Gazze ve Lübnan’a yönelik saldırılarına ilişkin de NATO ülkelerine ve bölgesel aktörlere ilişkin şu görüşü dile getirdi:
“Siyonist İsrail’in Filistin/Gazze ve Lübnan’da yürüttüğü savaş politikaları emperyalist sistemden beslenmektedir. Türkiye dahil NATO bileşenleri bu tablonun parçasıdır.”
7–8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’nin yalnızca diplomatik bir toplantı olmadığı, emperyalist politikaların yeni dönemdeki yönelimlerinin tartışılacağı bir zemin olduğu ifade edilen açıklamada, işçi ve emekçilere mücadele çağrısı yapıldı.
Açıklamada, antiemperyalist mücadelenin tarihsel mirasına da vurgu yapılarak Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya ve Mazlum Doğan’a atıf yapıldı; geçmiş mücadele deneyimlerinin bugünün politik hattı açısından referans olduğu belirtildi.
Örgütler, 2004 NATO karşıtı eylemleri de hatırlatarak NATO Zirvesi sürecinde antiemperyalist ve antifaşist mücadeleyi büyütme çağrısında bulundu.
Metin şu çağrıyla sona erdi:
“Tüm işçi ve emekçileri, ezilen halkları, gerici ve emperyalist savaş örgütü NATO’ya karşı, özgürlük ve sosyalizm için mücadeleye çağırıyoruz.”



