
Devrimci Gençlik Dernekleri (DGD), 12 Haziran’da gerçekleştirilen gözaltı saldırılarında 10 DGD’linin tutuklanmasını protesto etmek için Önder Babat Kültür Merkezi’nde basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantının yapıldığı salona “NATO’ya hayır diyen gençlere özgürlük” pankartı asıldı.
Toplantıda ilk sözü alan DGD üyesi Rana Karaca, 10 DGD’linin tutuklanma gerekçelerinin 1 Mayıs ve 8 Mart eylemlerine katılmak olarak gösterildiğini ancak asıl hedefin 7-8 Temmuz’da NATO Zirvesi’ne karşı gerçekleştirilecek eylemler olduğunu ifade etti.
Karaca, şunları söyledi: “AKP’nin bugün akıl aldığı yer Tom Barrack’tır, Trump’tır. Bu siyasi saldırılar emperyalizmin bir ürünüdür. Bizim üzerimize düşen; anayasal haklarımızı, örgütlenme özgürlüğümüzü yasaklamaya çalışan AKP iktidarına karşı anti-emperyalist mücadeleyi büyütmektir.
Bütün devrimci, demokrat kamuoyunu dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz. NATO’ya hizmet edenlerin, NATO’nun suçlarını teşhir eden devrimci gençlere dönük gözaltı tutuklama, baskı ve sindirme politikalarının hiçbir işe yaramayacağını, bunlara boyun eğmeyeceğimizi tekrar dile getiriyoruz.”
GD üyesi Fırat Kaya ise 8 yıldır faaliyetlerini kamuya açık bir şekilde yürütülen bir siyasi derneğin NATO zirvesi öncesi hedef alınmasının tesadüf olmadığını söyledi.
Kaya, şöyle devam etti: “Bu Türkiye’de NATO karşıtı eylem süreçlerinin sekteye uğratılması için hedeflenmiş siyasi bir operasyon. Arkadaşlarımız, devrimci, demokrat, sosyalist kamuoyuna bir gözdağı verme amacıyla tutuklanmıştır. Arkadaşlarımız, ‘NATO dünya halklarının düşmanıdır, NATO dünya halkalarına yıkım getirir’ dediği için tutuklandı. Arkadaşlarımızın yanındayız.”
Sonrasında Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş konuştu. Baş; “Suç dedikleri şey 8 Mart’lara katılmak; iktidarın kadını eve hapseden, en ağır sömürüye mahkum eden anlayışına karşı yükselen kadın özgürlük mücadelesinin parçası olmak bu iktidara göre suç. Suç dedikleri şey NATO’nun toplantısına karşı çıkmak, Filistin’de katledilen insanların sesine ortak olmak, İran’da yüzlerce çocuğun bir bombayla katledilmesi karşısında dünya halklarının, vicdanının sesini İstanbul’un Ankara’nın sokaklarında haykırmak” dedi.
Erkan Baş, 68’lerde 6. Filo askerlerinin geldiğinde onlara secde edenlerin karşısında durduklarını ifade ederek, şöyle devam etti: “Biz 6. Filo’ya secde etmediğimiz, biat etmediğimiz için katledilen bir geleneğin devamcılarıyız. Bugün de ne yaparlarsa yapsınlar biz dünya halklarının, emekçilerin, devrimci gençlerin sesinin o katillerin kulaklarına ulaşması için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.”



