GüncelKadınLGBTİ+

YDK: “Emperyalist barbarlığa ve ataerkiye karşı mücadelemiz bitmez”

YDK, NATO Zirvesi öncesinde artan gözaltı, tutuklama ve baskıların kadınlar ve LGBTİ+’lara yönelik devlet şiddetinin bir parçası olduğunu belirterek, emperyalist savaş politikaları ve ataerkiye karşı mücadelenin süreceğini vurguladı.

Yeni Demokrat Kadın (YDK), Ankara’da NATO Zirvesi öncesinde artan gözaltı, tutuklama ve baskılara ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Açıklamada, kadınlar ve LGBTİ+’lara yönelik saldırıların, emperyalist savaş politikaları ile iç içe geçmiş devlet şiddetinin bir parçası olduğu vurgulandı.

YDK açıklamasında, güncel baskı politikalarının birbirinden bağımsız olaylar olmadığı, sermaye düzeni, militarizm ve iktidar politikalarının toplumu denetim altına alma stratejisinin bir parçası olduğu ifade edildi.

Açıklamanın tamamı şöyle:

“Bugün karşı karşıya olduğumuz baskı politikaları, birbirinden bağımsız yerel gelişmeler değil; sermayenin, militarizmin ve iktidarın toplumu topyekûn kontrol altına alma arayışının birer parçasıdır. Egemenlerin emperyalist savaş çığırtkanlığı ve militarist gövde gösterileri artarken, içeride de bu politikalara karşı ses çıkaran her kesim devlet şiddetiyle susturulmak istenmektedir.

Nitekim Ankara’da NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen gözaltı operasyonları, lubunya ve kadın yoldaşlarımıza yönelik saldırılar bu sürecin somut bir göstergesidir. Onur Ayı’nda gerçekleştirilen bu hukuksuz gözaltılar, yoldaşlarımızın maruz bırakıldığı kolluk şiddeti, savunma hakkının engellenmesi ve avukatlara yönelik baskılar asla tesadüf değildir. İktidar, savaş politikalarına karşı duranları ve varoluş mücadelesi veren lubunyalardan başlayarak tüm muhalif unsurları hedef almaktadır.

Bu saldırganlık, hukuki kılıflarla da kurumsallaştırılmaya çalışılmaktadır. Gündeme getirilen 12. Yargı Paketi gibi yasal düzenlemelerle, hak arama hürriyeti ve demokratik zeminler daraltılmak istenmektedir. Her ne kadar kadınların ve LGBTİ+’ların kazanılmış haklarını doğrudan gasp etmeyi hedefleyen açıkça düşmanca yasalar bu paketlerden (kamuoyu baskısı ve direniş sayesinde) şimdilik geçmemiş olsa da, iktidarın nefret söylemleri ve sistematik saldırıları kesintisiz bir biçimde devam etmektedir. Yasal olarak geçirilemeyen baskılar; fiili yasaklar, sokak işkenceleri, keyfi gözaltı uzatmaları ve savunma hakkının gasp edilmesi gibi hukuksuz pratiklerle sokakta uygulanmaktadır.

Yoldaşlarımızın da ses yükselttiği gibi: Savunma hakkı bir pazarlık konusu değildir! Gözaltındaki kişilerin özgürlüğü, kolluk şiddetinin üzerini örtmek ya da hukuksuz uygulamaları kabul ettirmek için bir baskı aracı olarak kullanılamaz.Emperyalist savaş politikalarına, homofobik ve transfobik devlet şiddetine, yargı paketleriyle hayatlarımızı kuşatmaya çalışanlara karşı dayanışmamızdan, onurumuzdan ve mücadelemizden vazgeçmiyoruz.”

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu