
Silivri’deki Marmara Hapishanesi’nden Tutsak Partizanlar, yaptıkları açıklamada, “1 Mayıs milyonlarca işçinin iradesidir. Mücadelemiz meşrudur çünkü gücünü bu milyonların özlemlerinden alıyor” vurgusu yaptı.
Açıklama çok önce yzılmasına rağmen hapishane idaresi mektubu geç gönderdiği için Tutsakların açıklamasını yeni yayınlamak durumda kalıyoruz.
Açıklamaya, “İşçi sınıfının, birlik-mücadele-dayanışma günü 1 Mayıs öncesinde düzenlenen operasyon ve tutuklamalar iktidarın, 1 Mayıslara yönelik korkularının sürdüğünü göstermektedir.
Burjuvazi, tıpkı önceki yıllarda olduğu gibi 2024 1 mayısında da; işçilerin-emekçilerin-ezilenlerin hakları, gelecekleri için alanlara akmasından ürktü. Bu, hem genel anlamda sınıfın sokağa taşmasından duyulan bir endişeydi hem de daha spesifik olarak 1 Mayıs’ta Taksim’de olunması ihtimalinden duyulan bir korkuydu.
Burjuvazi; işçi-emekçileri, geniş halk kesimlerini yürürlüğe soktuğu politikalarla her gün daha fazla açlığa-sefalete sürüklediğinin bilincinde. Ezilenler, dezavantajlı toplumsal kesimler her gün daha büyük bir cenderenin içine sıkıştırılıyor” denildi.
Açıklamanın devamında, iktidarın, her geçen gün toplum üzerindeki rıza kabiliyetini yitirdiğini, rıza üretmekte zorlandığını ve bu istikamette yol aldıkça da elinde kala kala açık şiddet, zor aygıtları kaldığını vurgulayarak, “Toplumun kılcal damarlarında biriken büyük bir öfke var. Dipten gelen büyük bir dalga yüzeyi zorluyor. Doruk madencilik işçilerinin Ankara’yı sarsan eylemleri bunun bir işaret fişeğiydi.
Burjuvazi; biriken, gün geçtikçe sokağa taşan bu öfkeyi bastırmak adına 1 Mayıs öncesi harekete geçti.
Müesses-nizamın sınırlarını reddeden, makbul siyasete karşı bir duruş ortaya koyan güçleri hedefe koydu. 2024 1 mayısı için bunun andaki yansıması Taksim çağrısı şeklinde karşılık buldu” denildi.
Devamında,
“Taksim 77 1 Mayıs’ından bu yana sınıfın 1 mayıs için adresidir. 34 emekçinin kanıyla sulanmış bir alandır. 2024 1 mayısında, sarı sendikal, bürokratik yaklaşımlara karşı sınıfın devrimci enerjisini açığa çıkaracak tutum 1 mayısta Taksimde olmaktı.
Biz de bu perspektifle gücümüz oranında etkin-aktif bir faaliyet yürüttük. Çalışmanın kendisi ve kitleden aldığı karşılık iktidarı rahatsız etti ki bunun sonucunda bazı kişi gözaltına alındı, 15 kişi de tutuklandı.
Bizi tutuklamış olabilirsiniz; ancak bu, 1 mayıs iradesinin teslim alınacağı anlamına gelmez. 1 Mayıs Taksim duruşu aynı zamanda sınıfın çeperlerini-sınırlarını zorlayan mücadelesiyle buluşmak demektir.
Tutuklamalar bu mücadelemizi durduramayacak! 1 Mayıs yargılanamaz çünkü 1 mayıs milyonlarca işçinin iradesidir. Mücadelemiz meşrudur çünkü gücünü bu milyonların özlemlerinden alıyor.
1 Mayıs ezilenlere aittir. Bu nedenle yasaklanamaz, yargılanamaz. Ezilenlerin direnişi bitirilemez.
İşçi sınıfının; değiştiren-dönüştüren, yaratan gücüne inancımız tamdır!” ifadelerini kullanan Tutsak Partizanlar, direniş vurgusu ile açıklamasını sonlandırdı.



